Ana içeriğe geç

ABD-Türkiye arasında olası swap anlaşması

ABD-Türkiye arasında olası swap anlaşması
Ekonomim.com
16

Bloomberg International ekonomi ve finans haber ajansında geçtiğimiz gün seçim öncesinde Türk siyasetini etkileme potansiyeli içeren önemli bir haber yayınlandı. Habere göre Jefferies International stratejisti Durukal Gün, ABD’nin önümüzdeki genel seçim öncesinde Türkiye’ye dolar swap hattı sağlayabileceğini ifade etti. Durukal Gün, açıklamasında böyle bir adımın Merkez Bankası döviz rezervlerini güçlendireceğini, piyasalara güven vereceğini ve Türk Lirası üzerindeki baskıyı azaltabileceğini ifade etmiş.

Jefferies International stratejisti tarafından hazırlanan rapora göre, Trump yönetiminin Türkiye’ye sağlayabileceği olası bir döviz swap imkanı, geçen yıl Arjantin’e seçim öncesinde sunulan destek mekanizmasına benzer bir işlevi görebilir.

2025 yılında ABD Hazinesi ile Arjantin arasında 20 milyar dolarlık bir döviz swap anlaşması yapıldı. Arjantin’in Başkanı Milei, ABD kredisinin 2,5 milyar dolarlık bölümünü kullandı. ABD’den aldığı geçici döviz imkanını para birimi pesodaki aşırı değer kaybının önüne geçmek için kullandı. Diğer yandan IMF’ye olan kredi borç taksidinin ödenmesinin sonrasında 2026 yılı başında swap borç bakiyesini de kapattı.

ABD Hazine Bakanı Bessent o tarihlerde Arjantin'in ciddi bir likidite sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu, kendilerinin doğrudan Arjantin pesosu satın aldıklarını açıklamıştı. ABD Hazinesi tarafından yapılan bu hamle uzunca bir süre sonra ilk kez doğrudan Amerika’nın yabancı bir gelişmekte olan ülke para birimine müdahalesi şeklinde değerlendirilmişti.1

ABD tarafından yapılan cömert finansal desteğin arkasında Arjantin’deki seçim öncesinde Milei hükümetine karşı politik bir destek hamlesi olduğu çok açıktır. Bessent ise, Ekim 2025’te yaptığı açıklamasında Arjantin’deki mevcut ekonomik durumu “şok bir likidite krizi” olarak ifade etmişti. ABD’nin bu işlemdeki hedefinin pesodaki değer kaybını durdurmak ve piyasalardaki risk iştahını hızla yatıştırmak olduğunu söylemişti.

Uluslararası ekonomi basınında Türkiye’ye de 2028 genel seçimi öncesinde benzer bir tarifenin uygulanabileceği gündeme geldiğine göre konuyu biraz daha incelemeye devam edebiliriz. Amerikan Hazinesi’nin geçen sene Arjantin’e sunduğu böylesi bir destek adımının ardından Demokrat kanattan sıkı eleştiriler de gelmişti. Senatörler tarafından yapılan eleştirilerin temelde 2 ana dayanak noktası bulunmaktaydı.

Birincisi, böyle bir siyasi adımda Fed yerine Amerikan Hazinesi üzerinden doğrudan döviz alımının yapılmasının sıradışı bir uygulama olduğu ifade edilmektedir. Arjantin’e sağlanan döviz fonlaması “Döviz İstikrar Fonu” (ESF:Exchange Stabilization Fund) şeklinde kamu kesimi üzerinden yapılmakta olduğu için bir eleştiri konusu olmaktadır. Yapılan operasyon belirli bir vadeye kadar geçerli olan USD/ARS döviz swap alım/satım işleminden ibarettir. Temelde ilgili vadeye kadar iki ülke para birimi arasındaki faiz farkının spot kur üzerine ilave edilen maliyeti (swap points) söz konusudur.

Amerika tarafından sağlanan bu destek özünde Arjantin hükümetine dolaylı olarak kredi kullandırımından başka bir şey değildir.

İkincisi eleştiri konusu ise, seçim öncesinde yapılan bu işlemin herhangi bir rasyonel ekonomik gerekçelere dayandırılmaksızın sadece politik saiklerle gerçekleştirilmiş olduğu gerçeğidir. ABD’nin Arjantin ile arasındaki ticaret hacmi 26 milyardolar gibi oldukça düşük seviyelerdedir. Milei’nin Trump hükümetine duyduğu yakınlık ve her iki liderin de popülist müesses siyasi akımın öncüleri olması gibi etkenler tarafları böyle bir anlaşmaya götürdüğü aşikardır.

Swap imkanı kullanım amacı

Küresel piyasalarda ticaretin ve finansal sistemin en önemli aracı olan dolara erişimin zorlaşması ve maliyetinin aşırı yükselmesi durumunda bu imkan gündeme gelmektedir. Fed swap hatları açarak ABD dışındaki finansal sistemin çökmesini ve ABD ekonomisinin bundan zarar görmesini engellemeyi amaçlamaktadır.

Ülkeler arasında belirlenen vade yapısına göre Fed, ABD dolarını yabancı merkez bankalarına verirken, karşılığında eşdeğer miktarda yabancı para birimini teminat olarak almaktadır. Swap anlaşmasının süresi bittiğinde, alınan para birimi ve hesaplanan faiz farkı geri ödenerek pozisyonlar kapatılmaktadır.

Ülkelere tanınan swap limitleri

Fed, anlaşmaları iki farklı kategoride gerçekleştirmektedir;

Sınırsız likidite imkanı: Öncelikle Avrupa, Kanada, İngiltere, Japonya ve İsviçre ile sınırlı olan bu swap imkanları Ekim 2008'de gerçekleşen küresel finansal kriz neticesinde limitler kaldırılmıştır. Bu şekilde merkez bankaları, piyasaların ihtiyacı kadar sınırsız doları Fed'den çekebilme imkânı bulmaktadır.

Belirli limitli imkanlar: Gelişmekte olan ekonomiler için belirlenen limitli swap imkanlarıdır. Fed, 2008'in sonlarında Brezilya, Meksika, Güney Kore ve Singapur merkez bankalarına 30 milyar dolarlık swap imkânı sağlamıştır. Yeni Zelanda ve Avustralya gibi ülkelere de 15'er milyardolarlık limitler açılmıştır.

Küresel kriz döneminde kullanılan döviz swap işlemleri 2010 yılı başında sona erdirilse de, ortaya çıkan bu yöntem daha sonra 2020 pandemi krizi gibi küresel ekonomik daralma döneminde yeniden devreye sokulmuştur.

2020 COVID-19 döneminde Fed, küresel dolar likiditesi krizini engellemek için 2008'de kurulan eski mekanizmasını genişleterek hem swap hatlarını yeniden aktif hale getirmiş hem de yeni bir repo kolaylığı imkanını (FIMA) devreye almıştır. Swap imkanı listesinde yer almayan diğer merkez bankaları için 31 Mart 2020'de FIMA (Yabancı ve Uluslararası Para Otoriteleri) repo imkanı getirildi.

Swap imkanından farklı olarak, bu sistemde ülkeler kendi yerel para birimlerini değil, ellerindeki ABD hazine tahvillerini teminat göstererek Fed'den dolar alabilmektedir. Getirilen bu yeni finansman kanalının amacı ise, ülkelerin dolar ihtiyacı için ellerindeki ABD tahvillerini piyasada alelacele satmalarını ve tahvil faizlerinin aşırı yükselmesini engellemektir.

O dönemde toplam swap imkanı kullanımı Mayıs 2020 sonunda 449 milyar dolar ulaşmıştır. En fazla miktarda dolar talep eden kurum Japonya Merkez Bankası (yaklaşık 225 milyar dolar) olmuştur. Türkiye, o dönemde Fed ile swap anlaşması yapmak için çeşitli görüşmeler yürütmüş olsa da, 14 ülke listesinin içerisine dahil edilmemiştir.

Daimi (sınırsız) swap hatları aracılığı ile Fed'in hali hazırda "daimi" statüde olan 5 büyük merkez bankasıyla (Avrupa (ECB), Japonya, İngiltere, Kanada ve İsviçre) yaptığı anlaşmaların şartlarını iyileştirmiştir. 15 Mart 2020'den itibaren bu bankalar için swap maliyetleri düşürüldü ve operasyon sıklığı (7 günlük ihaleler) haftalıktan günlüğe çıkarıldı. Bu ülkeler için günümüzde herhangi bir swap miktar sınırı bulunmamaktadır.

19 Mart 2020'de Fed, 2008 krizinde olduğu gibi 9 ek ülke ile geçici swap hatları kurdu. Bu hatlar başlangıçta 6 ay için açılmış olsa da daha sonra Aralık 2021'e kadar uzatıldı. Brezilya, Güney Kore, Meksika, Singapur, Avustralya ve İsveç için 60 milyar dolarlık swap işlem limiti tanımlandı. Danimarka, Norveç ve Yeni Zelanda için ise, 30 milyar dolarlık swap limiti tanımlandı.

Türkiye açısından bugüne geldiğimizde 2025 yılında yaşanan iç siyaset kaynaklı ani döviz türbülansı neticesinde carry trade bazlı yabancı yatırımcı çıkışı ve yerli yatırımcının döviz talebi birlikteliğinde TCMB, 60 milyardolar civarında döviz rezervini kısa süre içerisinde kaybetmişti. 2026 Şubat sonunda başlayan İran-ABD-İsrail savaşı ile birlikte TCMB’deki döviz rezervindeki erime daha az düzeyde gerçekleşmiştir.

Mayıs 2026 sonu itibarıyla TCMB’nin brüt rezervi 160 milyar dolar,net döviz pozisyonu 23 milyardolar düzeyindedir. Kısa vadeli swap işlemleri üzerinden ülkede bulunan carry-trade döviz stoku 50 milyardolar düzeyine yakın seviyededir.

Bayram öncesinde yargı tarafından CHP kurultayına yönelik alınan mutlak butlan kararının akabinde TCMB’nin erittiği döviz rezervi miktarı yaklaşık 9 milyardolar düzeyindedir.

2016 yılından itibaren son 10 yıldır Türkiye’de iç siyaset gündeminin ekonomik gerçekliklerin önünde gidiyor olmasını dikkate aldığımızda, Mayıs 2028’de olması gereken genel seçim veya 2027 son çeyreğinde olabilecek bir erken seçim öncesinde ABD’den döviz destek talebi söz konusu olabilir.

[1] https://www.congress.gov/crs-product/R48780

2008 krizinde Fed, 14 ülkeye swap imkanı sağlamıştı

Geçmişte 2008 küresel finansal krizi döneminde ABD Merkez Bankası (Fed), küresel piyasalarda oldukça yüksek düzeylerde seyreden dolar likiditesi sıkışıklığını gidermek amacıyla 14 ülkenin merkez bankası ile karşılıklı döviz takas (swap) imkanları geliştirmişti. O dönemde oluşturulan imkan sayesinde yabancı bankaların kendi ülkelerinde ABD doları cinsinden fonlama yapabilmesine ve dolar kurundaki aşırı oynaklığın yatışmasına destek olduğunu hatırlıyoruz.

Kaynağa Git

İlgili Haberler