Bazı restoranlar vardır, eğer yaşadığınız yerlere çok yakın değilse oraya gitmek için özel bir çaba sarf etmeniz gerekir. Sapa İstanbul, Avrupa Yakası’nda yaşayanlar için öyle bir yer. Belki biraz zor gidiyorsunuz ama geniş bir alana yayılan restorana girdiğiniz anda bu çabayı anında unutuyorsunuz. Güler yüzlü karşılama ekibi, sizi hemen bahçede esintili bir masaya yerleştiriyor, servis ekibi de isteklerinizi yerine getiriyor. Ben de bahçede yerimi alırken şehir trafiğinden çıkmış olmanın sevinciyle hemen menüyü incelemeye başlıyorum. Menü “Birlikte olmanın en eski hali, sofra. Sapa’da her şey paylaşmakla başlar” cümlesiyle açılıyor. En başta tadım menüsü yer alıyor. Malum son yıllarda tadım menülerine ilgi büyük. Şefin belirlemiş olduğu sırayla, restoranın iddialı lezzetlerini tek seferde tadabiliyorsunuz. Sapa’da tadım menüsü, Etli Kadayıf, İsli Peynir Ezme ve Susamlı Deniz Mahsülleri’yle açılıyor. Ardından çağla, kuşkonmaz, Kars gravyer ve susam kıtırıyla sunulan Enginar, Sultani bezelye, narenciye sos ve çam fıstıkla sunulan Rezene geliyor. Spesiyaller, Tekir, Oğlak Yağlama, Minekop Izgara ve Izgara Kuzu Sırtı’yla devam ediyor. Burada özellikle Oğlak Yağlama çok beğeniliyormuş. Kayseri Yağlama usülü şebit (ince açma lavaş), fırınlanmış sarımsak ve manda yoğurduyla sunulan oğlak eti çok beğeniliyormuş. Finalde ise süt reçeli, limon sorbe, böğürtlen sos ve krep kıtırıyla servis edilen Kazandibi var.
Michelin seçkisindeki Sapa İstanbul'un Anadolu etkili mutfağı
Ataşehir’de özellikle hastane ve kliniklerin yoğunlaştığı bölgede bulunan Sapa İstanbul, ismini, genel merkezlere göre “sapa” kalan konumundan alıyor. Michelin Guide seçkisinde yer alan restoran, Anadolu mutfağından aldığı ilhamı özel sunumlarla birleştiriyor.
Odatv
16