“Lüküs Hayat” Opereti (Zihni Göktay, Suna Pekuysal, Sezai Altekin), 1992
Pek aziz okurlar,
“Şişli’de bir apartıman, / Yoksa eğer hâlin yaman, / Nikel, kübik mobilyalar, / Duvarda yağlı boyalar, / İki tane otomobil, / Biri açık, biri değil, / Aşçı, uşak hizmetçiler, / Dolu mutfak, dolu kiler. / Hey! Lüküs hayat! Lüküs hayat! / Bak keyfine yan gel de yat! / Ne ömür şey! Oh ne rahat! / Yoktur eşin lüküs hayat! / Yaz gelince adadasın, / Mayo giymiş kumlardasın, / Etrafında güzel kızlar, / Canın çeker burnun sızlar, / Hanım motorla dolaşır, / Hanım serbest, kim karışır, / Takarsın şeyleri bazı, / Dünya böyle, sen ol razı. / Sen de kendi hesabına, / Topla akşam etrafına, / Sarıları, esmerleri, / Kır şampanya kadehleri. / Hey! Lüküs hayat! Lüküs hayat! / Bak keyfine yan gel de yat! / Ne ömür şey! Oh ne rahat! / Yoktur eşin lüküs hayat!”
Cumhuriyet devrinin ilk yıllarında ortaya çıkan asrî yaşayışın ve bilhassa İstanbul’un mutena semtlerindeki apartmanlaşma cereyanının en sanatsal dışa vurumu, şüphesiz ki 1933 senesinde vücuda getirilen “Lüküs Hayat” operetidir. Cemal Reşit Rey’in musiki dehasıyla bestelediği, Ekrem Reşit Rey ile Nâzım Hikmet’in müştereken kaleme aldıkları ve Muhsin Ertuğrul’un büyük bir maharetle sahneye koyduğu bu emsalsiz eser, eski konak hayatından çıkıp apartman dairelerine intikal eden yeni zengin zümrenin şaşaalı yaşam tarzını fevkalâde bir latife ve zekâ ile hicvetmektedir. Aradan geçen uzun senelere mukabil, eserin tesiri kat‘iyen ortadan kalkmamış, kuşaklardan kuşaklara aktarılmıştır. Nitekim 1992 senesinde Haldun Dormen’in rejisörlüğünde, Suna Pekuysal, Zihni Göktay ve Sezai Altekin’in başrollerde olduğu pek kıymettâr sanatkârların iştirakiyle yeniden sahnelenerek “Türk Temaşa Sanatı”nın silinmez bir abidesi hüviyetini asaletle devam ettirmiştir. Sözleri ve bestesiyle hafızalara nakşolunan bu mühim eser, değişen mimarinin, lüks otomobillerin, hane içindeki asrî hizmetkâr nizamının, geniş salonlarda kurulan ihtişamlı ziyafet sofralarının ve değişmiş sosyal muaşeretin muazzam bir vesikasıdır.
İşte bu vesika vesilesiyle bu haftaki yazımızı geçtiğimiz günlerde aramızdan ayrılan ve “Lüküs Hayat” operetinde yirmi sekiz sene aralıksız sahne alan merhum Zihni Göktay anısına kaleme alıyor, mazi ile hâl arasındaki o mühim intikal devrinde, ahşap konaklardan çıkıp asrî apartmanlara yerleşen cemiyetin mimari sergüzeşti ve bilhassa bu yeni lüks dairelerde, 1908-1938 arasında şekillenen dünyada tesis olunan nezih ziyafet âdâbından bahis açıyoruz.