Ana içeriğe geç

Hazine'nin borçlanma faizinde yılın rekoru...

Hazine'nin borçlanma faizinde yılın rekoru...
Ekonomim.com
16

✓ Hazine sabit faizli ihalelerde vade dönemi için öngörülen enflasyonun çok çok üstünde fazla borçlanıyor. Bunun iki anlamı olsa gerek…

✓ Ya demek ki enflasyon konusunda iddia edildiği gibi öyle kayda değer bir mesafe alınamayacak, gerçekte böyle bir beklenti yok.

✓ Ya da enflasyon konusundaki yaklaşımlar gerçekçi ama hedeflerle ters düştüğü biline biline zorunluluktan böylesine yüksek faizlerle borçlanmaya razı olunuyor; çünkü geçmişten gelen borç yükünü çevirmek için başka çare yok.

Hazine geçen hafta yaptığı sabit faizli senet ihracında fiyat etiketi gibi bir faizde kaldı kalmaya ama yine de bu yılın faiz rekorunu kırdı.

Hazine’nin 21 Temmuz’da yaptığı 22 Temmuz ihraç tarihli, vadesi 15 Mart 2028’de dolacak tahvil ihalesine 61,9 milyar liralık teklif geldi. İhalede bu teklifin net 34,5 milyarı kabul edildi, ihale sonrası satılan 2,8 milyarlık tutarla birlikte toplam satış 37,3 milyar oldu.

İhalede faiz biraz önce belirttiğim gibi tam fiyat etiketi gibi bir düzeyde tutuldu.

Faiz yüzde 41,99 oldu. Ancak bu düzey de yılın rekoru anlamına geliyor.

Hazine’nin bu yıl içinde yaptığı sabit faizli 16 ihalede faiz üçüncü kez yüzde 40’ı aştı ama en yüksek oran son ihalede oluştu.

Bu ihalede faiz yüksek ama vade 602 gün ve görece kısa.

Hazine’nin bu yıl içinde tam on yıl vadeli sabit faizli borçlandığı dikkate alınırsa 602 gün hiçbir şey değil.

Ne var ki 602 gün, yani yirmi ay vade için yıllık bazda yüzde 41,99 faizin altına imza atılması da elbette önemli.

Üstelik şubat ayında yapılan yine 602 gün vadeli ihalede faizin yüzde 36,05 olduğu dikkate alınırsa geçen haftaki faizin yüksekliği daha bir belirgin olarak ortaya çıkıyor.

Genel eğilim yukarı yönde

Hazine’nin bir tek ihalesinin ve bu ihalede oluşan faizin çok da önemli olmadığı söylenebilir, doğrudur. Ama konu bir ihale değil ki…

Hazine bu yıl içinde sabit faizli, yani faizi vade bitimine kadar enflasyon ne olursa olsun garanti edilen 16 ihale yaptı ve grafikte de kolaylıkla görülebileceği gibi bu ihalelerde oluşan faiz çok belirgin bir yön çiziyor.

Sabit faizli ihalelerin faizinde belirgin olarak bir artış gözleniyor.

Vadenin çok uzun olduğu ihalelerde faiz doğal olarak görece düşük. Örneğin ocak ayında yapılan 2035 yılı vadeli ihalenin faizi yüzde 29 düzeyinde. Bu oran sanki çok düşükmüş gibi gelebilir; ama gelin yüzde 29 faizin hangi yıllar için garanti edildiğini sayalım; bakalım aynı “Faiz düşükmüş” algısı yine korunabilecek mi?

“Hazine 2026, 2027, 2028, 2029, 2030, 2031, 2032, 2033, 2034 ve 2035’in önemli bir kısmında yüzde 29 faiz verecek.”

Başka bir örnek daha:

“Hazine bu yıl marttan yıl sonuna kadar ve 2027, 2028, 2029, 2030, 2031, 2032 ve 2033’ün ilk dokuz ayında yıllık bazda yüzde 33,43 faizi garanti etti.”

Hatırlayalım; yıllık enflasyon 2027’de yüzde 15’e, sonrasında ise tek haneye inecek. Hedefler böyle!

Tek haneli enflasyon mu?

Hazine’nin enflasyona, dövize, altına endeksli; yani zaman içinde yükü azalabilecek ya da artabilecek borçlanma araçları da var. Ama sabit faizli borçlanmada böyle bir hareket alanı bulunmuyor. İhale günü hangi faiz taahhüt edildi, o faiz vade bitimine kadar sabit.

Dolayısıyla bu ihaleler gelecek açısından eğer enflasyon hedeflendiği gibi düşecek olursa çok büyük bir yük.

Yok eğer enflasyon düşmeyecekse Hazine bu ihalelerden kârlı bile çıkar.

Ama bir yandan “Enflasyonla mücadele ediyoruz; enflasyon şu kadar düşecek, buraya inecek, tek hane olacak” görüşü savunulurken aynı dönem için dile getirilen enflasyon oranının kat kat üstünde faiz yüküne imza atmak…

Bunun iki anlamı olsa gerek…

Bir; demek ki enflasyon konusunda iddia edildiği gibi öyle kayda değer bir mesafe alınamayacak, gerçekte böyle bir beklenti yok.

İki; enflasyon konusundaki yaklaşımlar gerçekçi ama hedeflerle ters düştüğü biline biline zorunluluktan böylesine yüksek faizlerle borçlanmaya razı olunuyor; çünkü geçmişten gelen borç yükünü çevirmek için başka çare yok.

Ya bu borçların ödeneceği günler?

Hazine’nin borçlanma faizi giderek yükselme eğiliminde. Bu yalnızca sabit faizli senet ihaleleri için değil, genel olarak böyle. Hele hele 2021 öncesindeki borçlanmalarda oluşan faizi son yılların faiziyle kıyaslamak hiç mümkün değil, o dönemin faizi bugünkülerin yanında çerez kalır.

Görece çok daha düşük olan dönemlerdeki borçlanmanın getirdiği yük böylesine ağırlaşmaya başladı. Şimdi o yükü kaldırmak için giderek daha fazla yük altına giriliyor.

Peki gün gelip bugünün çok yüksek faiziyle gerçekleştirilen borçlanmaların vadesi dolduğunda ne olacak?

Bütçede faiz dışı fazla düzenli olarak oluşmalı ve bu fazla öyle büyük tutarda olmalı ki borç stokundaki büyüme dursun.

Bu yılın bütçesinde oluşan faiz dışı fazla elbette olumlu ama bu sürdürülebilir mi, tartışılır. Hele hele 2027, hadi bilemediniz 2028’de…

Türkiye seçim dönemine yaklaştıkça bütçe disiplininin hiç kalmadığı bir gerçek. Önümüzde de çok önemli bir seçim dönemi uzanıyor.

Bu da gösteriyor ki geçen hafta yapılan ihalede oluşan ve sabit faizli ihaleler bazında yüzde 41,99’la bu yılın rekoruna işaret eden faizi arar hale gelmek de söz konusu olabilir.

Hazine'nin borçlanma faizinde yılın rekoru... - Resim : 1
Kaynağa Git

İlgili Haberler