Ana içeriğe geç

Avrupa uzayda da ABD’den kopuyor

Alman Silahlı Kuvvetleri, kısa süre içinde 200’e kadar iletişim uydusundan oluşan bir ağın üretimine başlanacağını açıkladı. 2029’a kadar tamamlanacak olan uydular ilk adımda NATO’nun doğu kanadındaki birlikleri birbirine bağlayacak.

Avrupa uzayda da ABD’den kopuyor
Aydınlık
16

ABD hegemonyacılığı çöktü. Emperyalist kampta bunun yerini alacak bir güç yok. Ancak Atlantik hegemonyacılığının etkisini devam ettirme çabaları görülüyor. Buna karşı Avrupa’da bağımlılık ilişkilerinden uzaklaşma çabaları güçleniyor.

Çöken ABD hegemonyacılığı, dijital ve uzay teknolojileri alanlarında tutunma ve varlığını sürdürme çabaları gösteriyor. Avrupa diğer alanlarda olduğu gibi bu alanlarda da ABD’den bağımsızlaşma adımları atıyor. Elon Musk’un hızlı internet erişim ağı Starlink’in eşdeğerinin, Almanya’da kurumlaşması için adımlar atılıyor.

SWP: ALMANYA ABD’YE ÇOK BAĞIMLI

18 Kasım 2025‘te Avrupa Dijital Egemenliği Zirvesi’nde, birçok devlet ve hükümet başkanı, Avrupa’nın ABD’ye dijital bağımlılığını azaltma önlemlerini görüştü. Zirve Almanya ve Fransa tarafından düzenlenmişti. Avrupa’da dijital egemenlikle ilgili bir anlayış geliştirilmesi ele alındı. Şimdiye kadarki en kapsamlı girişim olarak kabul edilen ‘Avrupa Dijital Egemenliği Bildirisi’ yayımlandı. Bundan kısa bir süre önce Berlin Bilim ve Politika Vakfı (SWP), yayınladığı bir analizde AB’nin siber güvenlikte ABD’ye olan bağımlılığını ele aldı. Analiz ABD’nin, AB’nin bağımlılığını silah olarak kullanabileceği üç senar-yoyu öne çıkarıyordu. Bunlardan ilki, onları dış ve askeri politika alanında şantaj yapmak için kullanmaları. Ancak, Avrupa‘nın dijital egemenliği meselesi yeni değil. Gaia-X adını taşıyan girişim başarısız sayıldı. Konuya şu anda yeniden hız kazandırılıyor.

Alman Dış Politika Bülteni GFP, durumu şöyle özetledi: ABD’ye ait SpaceX’in halka arzı, Almanya ve Avrupa’nın ABD uzay sanayisine karşı artan geriliğini gözler önüne serdi. Uzun süredir SWP gibi düşünce kuruluşları, Federal Almanya’nın uzay sektöründe ABD’ye son derece bağımlı’ olmasını eleştiriyor. Siyasetçiler ve uzmanlar ise ABD hükümetinin, özellikle Trump yönetimin, mevcut bağımlılıkları acımasızca kendi çıkarı için kullanabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. AB ise artık bağımlılığını hafifletmek için ilk adımları atmış durumda. Geçen yıl, parçalanmış ulusal düzenlemeleri uyumlaştırarak uzay için bir AB iç pazarı yaratmayı amaçlayan yeni bir Uzay Yasası duyurdu. ABD, kendi sektör devleri için dezavantajlar olacağından korkuyor ve yasaya karşı kararlı bir şekilde hareket ediyor. Almanya hükümeti ayrıca 2030’a kadar, içinde bir ‘Alman Starlinki’ kurmak da dahil, 35 milyar avro yatırım yapmayı planlıyor. (GFP, 12 Haziran 2026.)

HER YÖNÜYLE TARTIŞILIYOR

Almanya’da, SpaceX’e kıyaslayarak, uzay faaliyetlerini kararlı bir şekilde ilerletme çağrıları aralıksız yükseliyor. Bavyera Dijital Bakanı Fabian Mehring, şirketin halka açılmasının Avrupa için bir uyarı sinyali olması gerektiğini söyledi. Mehring, teknolojik üstünlüğün doğrudan dış politika gücüne yol açtığını öne sürdü. ‘Geleceği kendin şekillendirmezsen, bunu yapanlara bağımlı olursun.’ dedi. AB’nin uzay endüstrisinde geri kaldığı uzun süredir tartışılıyor. Örneğin Ekim 2025’te, SWP Güvenlik Politikası Çalışma Grubu uzmanı Juliana Süß, AB’nin uzay sektöründe ABD‘ye son derece bağımlı olduğunu söyledi, bağımlılığın özellikle Almanya’nın Taurus seyir füzeleri için ABD’nin GPS gibi vazgeçilmez unsurlarını kapsadığını ve bunun ‘keşif, iletişim ve navigasyon (yolbulur)’ ile ‘füze erken uyarısı’na kadar uzandığını belirtti.

Avrupa’nın ayrıca Musk’ın Starlinkine de bağımlı olduğu, Ukrayna örneğinde görülebiliyor. Şirket, ülkedeki savaş için kritik internet bağlantısını yaklaşık 50 bin terminal kullanarak sağlıyor. Berlin ve Brüksel’de, ABD’nin özellikle Başkan Donald Trump yönetimi altında, bu bağımlılıkları kendi çıkarı için kullanabileceği korkusu hâlâ yaygın.

TRANSATLANTİK’TE REKABET

SpaceX’in ve uydu yan kuruluşu Starlink’in yükselişi, Almanya ve AB ekonomisi için ciddi sorunlar da yaratıyor. Musk, Starlink ile şu ana kadar 10 binden fazla iletişim uydusunu yörüngeye yerleştirdi. İlerleyen dönemde şirket, Almanya’nın Deutsche Telekom gibi karasal ağ işletmeleriyle ülke çapında rekabet edebilir. Şu anda bile Starlink, internet bağlantıları piyasasında Avrupa şirketlerinden pazar payı aldı. Son yıllarda, Airbus ve Thales Alenia Space (TAS) gibi şirketler ki TAS yüzde 67 Thales ve yüzde 33 Leonardo’ya ait bir ortak girişimdir, kârsız uzay sözleşmeleri nedeniyle dört haneli sayılarda işten çıkarma yapmak zorunda kaldı. AB, Avrupa uzay endüstrisini daha iyi korumaya ve desteklemeye çalışıyor. Geçen yılın haziran ayında, parçalı ulusal düzenlemeleri uyumlaştırarak uzay için bir AB iç pazarı yaratmayı amaçlayan yeni bir AB uzay yasası önerdi. 1 Ocak 2030’dan önce yürürlüğe girmesi beklenmeyen tasarı, ABD tarafından rekabete aykırı olduğu gerekçesiyle eleştirildi: Bu yasa, AB’de faaliyet göstermek isteyen ABD uzay şirketleri için ek maliyetler getiriyor, çünkü AB’nin teknik, siber güvenlik ve çevresel standartlarına uymaları gerekiyor.

Avrupa‘nın önde gelen uzay şirketleri Airbus, Leonardo ve Thales, uzay faaliyetlerini birleştireceklerini açıkladılar. ‘Proje Bromo’ adını taşıyacak yeni ortak girişim tüm Avrupa’da yaklaşık 25 bin çalışan istihdam edecek. Avrupa şirketleri, Avrupa uzay pazarına giren ABD şirketi Starlink ile sıkı bir rekabet içinde. Airbus, Thales ve Leonardo ise geçen yıl zarar etti. AB, yakın zamanda Avrupa uzay pazarını standartlaştırmayı ve yabancı şirketlere uyum maliyetleri getirmeyi amaçlayan bir AB Uzay Kanunu taslağı sundu. Bu durum ABD ile yeni gerilimleri beraberinde getiriyor. Planlanan birleşme haberi, AB’nin uzay alanında ABD‘ye olan güçlü bağımlılığından kendi kapasitesini oluşturarak kurtulma çabalarını sürdürdüğü döneme denk geliyor.

ALMANYA’NIN İDDİALI PLANLARI

Almanya, sadece Avrupa Uzay Ajansı (ESA) Bakanlar Konseyi toplantısında ESA’nın toplam bütçesine Alman katkısını beş milyar avroya çıkarma kararını bildirmekle kalmadı. 2030’a kadar uzay projeleri için 35 milyar avro ayıracağını açıkladı. Ayrıca, Berlin ciddi uzay projelerini takip ediyor. Ordu, doğrudan Starlink ile rekabet edecek bir uydu sistemi planlıyor. Alman Starlinki olarak adlandırılan proje, yeryüzünü 200 ila 2 bin kilometre arası düşük yörüngelerde dolaşacak yoğun bir iletişim uydusu ağı öngörüyor. İlk adım olarak, 100 ila 200 uydu, Almanya askerlerini ve askeri ekipmanını birbirine bağlayacak. Ayrıca, Almanya hükümeti geçen aralık ayında 1,7 milyar avro değerinde bir sözleşmeyi Rheinmetall ve Fin girişimi ICEYE’den oluşan bir ortak girişime verdi. Amaç, on yılın sonuna kadar 40 SAR uydusunu (Sentetik Açıklıklı Radar) uzaya yerleştirmek. SAR uyduları her türlü hava koşulunda yerdeki faaliyetlerin yüksek çözünürlüklü görüntülerini sağlayabiliyor. Bu iki projeyle, Alman ordusunun iletişim ve istihbarat uyduları konusunda ABD’den bağımsız hale gelmesi planlanıyor.

Almanya bu yılın başında uzayla ilgili planlarını açıklarken AB lideri olmayı öngördü. Ordu, Starlink’in Alman eşdeğerinin tedarikini hazırlıyor. Alman Silahlı Kuvvetleri’nin yeni uzay projelerinden sorumlu yetkilisinin açıkladığına göre, kısa süre içinde 200’e kadar iletişim uydusundan oluşan bir ağın üretimine başlanması planlanıyor. Bu uydular nispeten düşük irtifada Dünya’nın etrafında dönecek ve ilk adımda NATO’nun doğu kanadındaki birlikleri birbirine bağlayacak. Uydu ağı 2029’a kadar tamamlanacak ve Ordunun ABD uydularından tamamen bağımsız operasyon yapabilmesini sağlayacak. Bu, Almanya ve AB’nin askeri bağımsızlığı yolunda önemli bir adım olarak görülüyor. Siparişlerin verilmesinde favoriler olarak Alman şirketleri Rheinmetall ve OHB öne çıkıyor. Berlin bu alanda Alman liderliği hedefliyor.

EMPERYALİZMİN SONUNU GETİRECEK

Trump Yönetiminde ABD’nin Transatlantik bağlantılarını sürdürmeye çalışarak Avrupa’yı çıkarlarına göre yönlendirmesi imkansızlaşıyor. NATO ve Atlantik bağlantıları yerine Rusya ve Çin’e yönelmeyi öneren milliyetçi partiler artık iktidar adayı. Ayrıca krizlerden çıkış ve ileri teknolojilerden yararlanmak açısından Çin ve Rusya ağırlıklı Asya’ya yönelmek sağlıklı bir yol olarak önlerine çıkıyor.

Avrupa’nın ABD’nin hememonyacılık ilişkilerini sürdürme girşimlerine karşı duruşları önemli. Diğer emperyalistler üzerinde de bir hakimiyet biçimi olan ABD hegemonyacılığının bütünüyle çöküşü de gerçekleşecektir. Bu sistem insanlığın nihai hedefine ilerlemesi önünde bir engel. Küresel saflaşmalar ve Avrasya‘nın yükselişi emperyalizmin sonunu getirecektir. Şimdi ABD hegemonyacılığının bütün kollarıyla çözülmesi sürecini yaşıyoruz. Hegemonyacılığın çöküşü emperyalist sistemin çöküşünü hazırlayan bir rol oynayacaktır.

Bu süreç bağımsız devletler topluluğuna yönelişi hızlandıran bir etki sağlıyor. Bu yönelişin diğer unsurları Avrupa’daki derin kriz ve çöküşe karşı Avrasya‘nın ilerleyişinin örnek teşkil etmesi ve yükselen milliyetçi dalga.

Bu alanda dikkate değer konu şu: Uzay teknolojileri başta olmak üzere bu alanlardaki ilerlemelerde Çin’in en önde olduğu çok açık. Küresel çapta üretim alanında Çin önde. Avrupa’da en ileri teknolojilere ulaşma çabaları kaçınılmaz olarak Çin’e yönelmeyi teşvik ediyor. Avrupa’nın ABD’den bağımsızlaşma sürecinde bu gelişmeyi çok açık olarak görebiliyoruz.

Kaynağa Git

İlgili Haberler